Psikoloji dünyasındaki temel kavram ve terimleri sade, anlaşılır bir dille keşfedin. Tüm tanımlar uzman psikologlar tarafından hazırlanmıştır.
Bireyin belirgin bir tehlike olmaksızın yaşadığı yoğun korku, endişe ve huzursuzluk halidir. Fiziksel belirtiler (çarpıntı, terleme, titreme) eşlik edebilir. Günlük yaşamı olumsuz etkileyecek düzeye ulaştığında profesyonel destek önerilir.
Açık alanlar, kalabalık yerler veya kaçışın zor olduğu durumlardan yoğun korku duyma halidir. Kişi panik atak yaşayacağı endişesiyle bu ortamlardan kaçınır ve günlük aktivitelerini kısıtlayabilir.
Kişinin kendi duygularını tanımlama, ayırt etme ve ifade etmede güçlük çekmesi durumudur. Duygusal farkındalığın sınırlı olması nedeniyle kişilerarası ilişkilerde ve stres yönetiminde zorlanmalara yol açabilir.
Başkalarının haklarını sürekli olarak görmezden gelme, empati eksikliği, dürtüsel davranışlar ve toplumsal kurallara uyumsuzlukla karakterize edilen bir kişilik bozukluğudur. Genellikle ergenlik döneminde belirtiler ortaya çıkar.
Olayları, durumları veya kararları tekrar tekrar ve aşırı derecede analiz etme eğilimidir. Kişi düşünce döngüsünden çıkamaz ve bu durum karar vermeyi zorlaştırır, kaygıyı artırır ve uyku sorunlarına yol açabilir.
Bebeklik döneminde bakım verenle kurulan ilişki kalıplarının yetişkinlik ilişkilerini şekillendirme biçimidir. Güvenli, kaygılı, kaçıngan ve korkulu olmak üzere dört temel bağlanma stili tanımlanmıştır.
Düşünce, duygu ve davranış arasındaki bağlantıya odaklanan, kanıta dayalı bir psikoterapi yöntemidir. İşlevsel olmayan düşünce kalıplarını tespit ederek daha sağlıklı alternatiflerle değiştirmeyi amaçlar.
Aşırı neşeli, enerjik dönemler (mani) ile derin çöküntü dönemlerinin (depresyon) dönüşümlü olarak yaşandığı bir ruh sağlığı durumudur. Tedavi edilmediğinde iş, ilişkiler ve günlük yaşamı ciddi şekilde etkileyebilir.
Duygusal dengesizlik, yoğun ve tutarsız ilişkiler, benlik algısında dalgalanma ve dürtüsel davranışlarla karakterize edilen bir kişilik bozukluğudur. Terk edilme korkusu ve kronik boşluk hissi sıklıkla eşlik eder.
Uzun süreli iş stresi sonucunda ortaya çıkan duygusal tükenme, işten uzaklaşma ve kişisel başarı hissinde azalma durumudur. Fiziksel yorgunluk, motivasyon kaybı ve sinizm belirtileri görülür.
İlişki sorunlarını çözmek, iletişimi güçlendirmek ve çiftlerin birlikte büyümesini desteklemek amacıyla yürütülen bir terapi türüdür. Çatışma yönetimi, güven inşası ve duygusal yakınlık konularında çalışılır.
Dikkat dağınıklığı, aşırı hareketlilik ve dürtüsellikle karakterize nörogelişimsel bir bozukluktur. Çocuklukta başlar ve birçok vakada yetişkinlikte de devam eder. Akademik, mesleki ve sosyal yaşamı etkileyebilir.
Sürekli üzüntü, ilgi kaybı, enerji düşüklüğü, uyku ve iştah değişiklikleriyle kendini gösteren yaygın bir ruh sağlığı durumudur. Günlük işlevselliği ciddi şekilde etkiler ve profesyonel tedavi ile iyileşme mümkündür.
Bilinç, bellek, kimlik veya çevre algısında geçici kopukluk yaşanmasıdır. Travmatik deneyimlere verilen bir savunma tepkisi olarak ortaya çıkabilir. Hafif dalgınlıktan kimlik bölünmesine kadar geniş bir yelpazede görülür.
Duygusal tepkileri tanıma, anlama ve uygun şekilde yönetme becerisidir. Sağlıklı duygu düzenleme stresle başa çıkmayı, ilişkileri sürdürmeyi ve genel iyilik halini destekler.
Kendi duygularını ve başkalarının duygularını tanıma, anlama, yönetme ve ilişkilerde etkili kullanma yeteneğidir. Öz farkındalık, empati, motivasyon ve sosyal beceriler duygusal zekanın temel bileşenleridir.
Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme anlamına gelen, travma sonrası stres bozukluğu başta olmak üzere birçok psikolojik sorunda etkili bir terapi yöntemidir. Travmatik anıların yeniden işlenmesini sağlar.
Başka bir kişinin duygularını, düşüncelerini ve deneyimlerini anlama ve hissetme yeteneğidir. Bilişsel empati (anlama) ve duygusal empati (hissetme) olmak üzere iki temel boyutu vardır. Sağlıklı ilişkilerin temel taşıdır.
Yapılması gereken görevleri, olumsuz sonuçlarını bilmesine rağmen sürekli olarak erteleme eğilimidir. Mükemmeliyetçilik, başarısızlık korkusu veya düşük motivasyonla ilişkili olabilir.
Şimdiki ana yargılamadan, bilinçli şekilde dikkat verme pratiğidir. Düşünce ve duyguları olduğu gibi kabul etmeyi öğreterek stres azaltma, kaygı yönetimi ve duygusal dengeyi destekler.
Başkalarının kendisi yokken keyifli veya önemli deneyimler yaşadığı düşüncesiyle ortaya çıkan kaygı halidir. Sosyal medya kullanımıyla güçlenen bu duygu, sürekli bağlantıda olma ihtiyacı ve memnuniyetsizliğe yol açabilir.
Sağlıklı, dengeli ilişkiler kurabilme kapasitesini yansıtan bağlanma stilidir. Güvenli bağlanan bireyler yakınlık kurmakta rahat olur, bağımsızlıklarını koruyabilir ve ilişkilerinde güven duygusu hisseder.
Bir kişinin gerçeklik algısını sistematik olarak sorgulatma ve manipüle etme biçimidir. Mağdur kendi hafızasından, algısından ve yargısından şüphe etmeye başlar. Duygusal istismarın yaygın bir formudur.
Hipnoz durumundan yararlanarak bilinçaltı düşünce ve davranış kalıplarına ulaşmayı amaçlayan bir terapi yöntemidir. Fobi, alışkanlık değiştirme, ağrı yönetimi ve anksiyete gibi konularda uygulanabilir.
Bir ilişkiyi sürdürmek için kendi ihtiyaç ve sınırlarından sürekli vazgeçme, partnersiz var olamama hissi ve ilişkide aşırı bağımlı olma durumudur. Düşük özsaygı ve terk edilme korkusuyla ilişkilendirilebilir.
Başarılarını hak etmediğine, yetersiz olduğuna ve er ya da geç "açığa çıkacağına" dair sürekli bir inanç durumudur. Nesnel başarılara rağmen kişi kendini sahtekar gibi hisseder. Yüksek başarı gösteren bireylerde sık görülür.
İlişkilerde aşırı onay arama, terk edilme korkusu ve partnerin sevgisinden sürekli şüphe duyma ile karakterize bağlanma stilidir. Yakınlık ihtiyacı yüksektir ancak reddedilme kaygısı ilişkilerde gerginlik yaratır.
Kişisel ihtiyaç veya maddi kazanç amacı olmaksızın çalma dürtüsüne karşı koyamama bozukluğudur. Çalma öncesinde artan gerginlik, eylem sırasında rahatlama hissedilir ve ardından suçluluk duygusu yaşanır.
Gerçeği olduğundan farklı yorumlamaya yol açan sistematik düşünce hatalarıdır. Felaketleştirme, siyah-beyaz düşünme, zihin okuma ve aşırı genelleme gibi kalıpları içerir. BDT'de bu çarpıtmaların farkına varılması tedavinin temelidir.
En az iki hafta süren, günlük işlevselliği belirgin şekilde bozan derin çökkünlük, ilgi kaybı ve enerji düşüklüğü ile tanımlanan depresyon türüdür. Uyku bozuklukları, iştah değişiklikleri ve konsantrasyon güçlüğü eşlik edebilir.
Özellikle sonbahar ve kış aylarında gün ışığının azalmasıyla ortaya çıkan, mevsim değişimiyle düzelen tekrarlayan depresif dönemlerdir. Aşırı uyuma, karbonhidrat isteği ve sosyal çekilme belirtileri görülür.
İş yerinde bir kişiye yönelik sistematik, tekrarlayan psikolojik şiddet, yıldırma ve dışlama davranışlarıdır. Mağdurun iş performansını, özgüvenini ve ruh sağlığını ciddi şekilde olumsuz etkiler.
Aşırı benlik büyüklenmesi, empati eksikliği ve sürekli hayranlık ihtiyacı ile karakterize bir kişilik örüntüsüdür. Eleştiriye karşı aşırı hassasiyet, ilişkilerde sömürücü tutumlar ve grandiyöz fanteziler görülebilir.
Beyin işleyişinin toplumsal "norma" göre farklılık göstermesini tanımlayan şemsiye bir kavramdır. DEHB, otizm, disleksi gibi durumları kapsar ve bu farklılıkları patoloji yerine doğal çeşitlilik olarak değerlendirir.
Tekrarlayan, istem dışı düşünceler (obsesyonlar) ve bu düşüncelerin yarattığı kaygıyı azaltmak için yapılan tekrarlayıcı davranışlar (kompulsiyonlar) ile karakterize bir bozukluktur. Kontrol etme, temizlik ve sıralama en yaygın belirtilerdir.
Öfke duygusunu tanıma, ifade etme ve uygun şekilde yönetme becerisidir. Kontrolsüz öfke ilişkilere, iş yaşamına ve fiziksel sağlığa zarar verebilir. Öfke yönetimi teknikleri terapide öğretilebilir.
Ani ve yoğun korku dalgasıyla birlikte çarpıntı, nefes darlığı, göğüs ağrısı, baş dönmesi gibi fiziksel belirtilerin ortaya çıktığı, genellikle birkaç dakika süren ataktır. Ölüm veya kontrolü kaybetme korkusu eşlik edebilir.
Ruhsal sorunların, duygusal zorlukların ve davranışsal problemlerin psikolojik yöntemlerle tedavi edilmesidir. Konuşma terapisi olarak da bilinen bu süreçte danışan ve terapist birlikte çalışarak iyileşme hedeflenir.
Sigmund Freud tarafından geliştirilen, bilinçdışı düşünce ve duyguların keşfine odaklanan bir psikoterapi yöntemidir. Serbest çağrışım, rüya analizi ve aktarım gibi tekniklerle bilinçdışı çatışmalar çözümlenmeye çalışılır.
Psikanalizden türeyen, geçmiş deneyimlerin ve bilinçdışı süreçlerin mevcut davranışları nasıl etkilediğini keşfetmeye odaklanan bir terapi yaklaşımıdır. İç görü kazandırarak kalıcı değişimi hedefler.
Travmatik bir olay sonrasında gelişen, flashback'ler, kabuslar, kaçınma davranışları ve aşırı uyarılma ile karakterize bir bozukluktur. Savaş, kaza, doğal afet veya şiddete maruz kalma sonrası ortaya çıkabilir.
Olumsuz düşünceleri, geçmiş olayları veya sorunları zihinsel olarak tekrar tekrar çiğneme eğilimidir. Çözüm üretmekten çok sorun üzerinde dönüp durma şeklinde kendini gösterir ve depresyon ile anksiyeteyi derinleştirebilir.
Zorluklarla, stresle, travmalarla veya olumsuz yaşam olaylarıyla başa çıkma ve bu süreçlerden güçlenerek çıkma kapasitesidir. Öğrenilebilir ve geliştirilebilir bir beceridir.
Kişisel ihtiyaçları, değerleri ve sınırları belirleyerek bunları başkalarına açık ve saygılı şekilde iletme becerisidir. Sağlıklı sınırlar ilişkilerde karşılıklı saygıyı güçlendirir ve tükenmişliği önler.
Sosyal ortamlarda yargılanma, utanma veya aşağılanma korkusuyla yoğun kaygı yaşanmasıdır. Topluluk önünde konuşma, tanışma veya göz önünde olma durumlarında belirginleşir ve kaçınma davranışına yol açabilir.
Psikolojik sıkıntıların bedensel belirtiler (baş ağrısı, mide bulantısı, kas ağrıları, yorgunluk) şeklinde ortaya çıkmasıdır. Tıbbi muayenelerde organik bir neden bulunamaz ancak belirtiler gerçek ve rahatsız edicidir.
Çocukluk döneminde oluşan uyumsuz şemaların (temel inanç ve kalıpların) belirlenmesi ve dönüştürülmesine odaklanan bütünleyici bir terapi yaklaşımıdır. BDT, bağlanma kuramı ve deneyimsel teknikleri bir arada kullanır.
Kişinin fiziksel veya psikolojik bütünlüğünü tehdit eden, baş etme kapasitesini aşan ve kalıcı olumsuz etkiler bırakan olaylardır. Tek seferlik büyük olaylar veya tekrarlayan olumsuz deneyimler travmaya yol açabilir.
Yakın ilişkilerde terkedilme, yalnız bırakılma veya reddedilme konusunda yoğun ve irrasyonel bir korku yaşanmasıdır. Genellikle erken dönem bağlanma deneyimleriyle ilişkilidir ve ilişkilerde aşırı bağımlılığa yol açabilir.
Bir veya her iki tarafın duygusal, psikolojik veya fiziksel olarak zarar gördüğü sağlıksız ilişki dinamiğidir. Sürekli eleştiri, kontrol, manipülasyon, kıskançlık ve saygısızlık gibi örüntüler içerir.
Tekrarlayan, istem dışı motor ve vokal tiklerle karakterize nörolojik bir bozukluktur. Tikler göz kırpma, omuz silkme gibi basit hareketlerden karmaşık sözel ifadelere kadar değişebilir. Genellikle çocuklukta başlar.
Sağlıklı ve kaliteli uyku için uygulanması önerilen alışkanlık ve çevresel düzenlemelerdir. Düzenli uyku saatleri, ekran kullanımını sınırlama, uygun oda sıcaklığı ve kafein tüketimini azaltma gibi pratikleri içerir.
Yaşamın anlamı, özgürlük, yalnızlık ve ölüm gibi varoluşsal temalara odaklanan bir psikoterapi yaklaşımıdır. Bireyin kendi hayatında anlam yaratma kapasitesini keşfetmesine ve otantik bir yaşam sürmesine yardımcı olur.
Sevilen birinin kaybı sonrasında yaşanan doğal duygusal süreçtir. Üzüntü, öfke, suçluluk, şok ve kabul aşamalarını içerebilir. Her bireyin yas süreci farklıdır ve uzamış yas durumunda profesyonel destek önerilir.
Yeme davranışlarında ciddi bozulma ile karakterize bir grup ruh sağlığı durumudur. Anoreksiya nervoza, bulimiya nervoza ve tıkınırcasına yeme bozukluğu en yaygın türleridir. Beden algısı ve özsaygıyla yakından ilişkilidir.
Ön görüşme ücretsiz. Online psikolog desteği almak için hemen başlayın.
Ücretsiz başlayın