
Antisosyal kişilik bozukluğu (ASPD), toplumda hem korku hem de merak uyandıran bir ruh sağlığı durumudur. Filmlerde ve medyada sıklıkla seri katillerle ilişkilendirilse de, ASPD'nin gerçeği çok daha karmaşıktır. Toplumun yaklaşık %1-3'ünde görülür ve erkeklerde kadınlardan 3-5 kat daha yaygındır. Bu makalede, antisosyal kişilik bozukluğunun ne olduğunu, belirtilerini, sosyopati ve psikopati arasındaki farkı ve tedavi seçeneklerini detaylı olarak inceleyeceğiz.
Bu içerik, psikoloji ve ruh sağlığı alanında uzman ekibimiz tarafından hazırlanmıştır.
Uzman psikologlarımızla ücretsiz ön görüşme yapın ve size uygun destek modelini birlikte belirleyin.
Ücretsiz başlayınAntisosyal kişilik bozukluğu, DSM-5 tarafından tanımlanan bir kişilik bozukluğudur. Temel özellikleri şunlardır:
ASPD tanısı için bireyin en az 18 yaşında olması ve 15 yaşından önce davranış bozukluğu belirtileri göstermiş olması gerekir. Benlik algısı genellikle çarpıktır ve başkalarının kurallarının kendileri için geçerli olmadığını düşünürler.
| Normal Davranış | Antisosyal Davranış |
|---|---|
| Kurallara uyar | Sürekli kurallara karşı gelir |
| Hata yapar, pişman olur | Pişmanlık duymaz |
| Başkalarını düşünür | Sadece kendini düşünür |
| Güven inşa eder | Manipüle eder |
| Uzun vadeli ilişkiler | Yüzeysel ilişkiler |
| Sorumluluk alır | Başkalarını suçlar |
DSM-5, ASPD tanısı için aşağıdaki kriterlerden en az 3'ünün mevcut olmasını gerektirir:
Tekrarlayan yasadışı davranışlar ve tutuklanmaya yol açan eylemler sergilerler. Toplum kurallarını hiçe sayarlar.
Kişisel kazanç veya zevk için sürekli yalan söylerler. Sahte kimlikler kullanabilir veya başkalarını kandırabilirler.
Önceden plan yapmadan hareket ederler. Ani kararlar alır ve sonuçları düşünmezler. Duygu düzenleme becerileri zayıftır.
Tekrarlayan kavgalar ve fiziksel saldırılar sergilerler. Öfke kontrolü düşüktür. Anksiyete ile ilişkili olmayan saldırganlık gösterirler.
Kendilerinin ve başkalarının güvenliğini tehlikeye atan davranışlar sergilerler.
İş hayatında ve finansal yükümlülüklerde sürekli başarısızlık gösterirler. Borçlarını ödemez, işlerini sık sık kaybederler.
Başkalarına zarar verdikten veya onları sömürdükten sonra pişmanlık duymazlar. Eylemlerini rasyonalize ederler veya kurbanı suçlarlar.
ASPD, genellikle "sosyopati" ve "psikopati" terimleriyle ilişkilendirilir. Bu terimler DSM-5'te resmi tanılar değildir, ancak klinik ve araştırma alanlarında kullanılır.
Sosyopati, daha çok çevresel faktörlerden (travma, ihmal, istismar) kaynaklanan ASPD formudur.
Psikopati, daha çok genetik ve nörobiyolojik faktörlerden kaynaklanan ASPD formudur. Daha az yaygın ancak daha tehlikelidir.
Narsistik kişilik bozukluğu ile birlikte görülebilir (malign narsisizm).
| Özellik | Sosyopat | Psikopat |
|---|---|---|
| Köken | Çevresel (travma) | Genetik/nörobiyolojik |
| Empati | Seçici empati | Hiç empati yok |
| Davranış | İmpulsif | Hesaplı |
| İlişkiler | Az sayıda bağ | Hiçbir gerçek bağ |
| Sosyal uyum | Zor | Yüzeysel uyum |
| Kontrol | Düşük | Yüksek |
ASPD, çoklu faktörlerin etkileşiminden kaynaklanır:
Araştırmalar, antisosyal davranışların %40-60 oranında kalıtsal olduğunu göstermektedir. Aile geçmişinde ASPD olan bireylerde risk artar.
İlişkili genler:
Beyin görüntüleme çalışmaları, ASPD'li bireylerde farklılıklar göstermiştir:
Çocukluk travması kritiktir:
Diğer risk faktörleri:
Travma sonrası stres bozukluğu ile ASPD birlikte görülebilir.
ASPD'li biriyle ilişkide olmak, duygusal ve bazen fiziksel olarak tehlikeli olabilir.
İdealizasyon Evresi:
Değersizleştirme Evresi:
Terk Etme:
ASPD tedavisi son derece zordur çünkü bireyler genellikle bir sorunları olduğunu kabul etmez ve tedavi motivasyonu yoktur. Ancak bazı yaklaşımlar umut vericidir:
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT):
Düşünce ve davranış kalıplarını değiştirmeyi hedefler. Öfke yönetimi ve impuls kontrolü öğretir.
Diyalektik Davranış Terapisi (DBT):
Borderline kişilik bozukluğu için geliştirilmiştir ancak ASPD'de de kullanılabilir. Duygu düzenleme ve kişilerarası beceriler öğretir.
Mentalizasyon Bazlı Terapi:
Kendi ve başkalarının zihinsel durumlarını anlama kapasitesini geliştirmeyi amaçlar.
Antisosyal kişilik bozukluğu, hem birey hem de toplum için ciddi sonuçları olan karmaşık bir durumdur. ASPD'li bireyler, başkalarına zarar verebilir ve yasalarla çatışabilir. Empati ve vicdan eksikliği, ilişkileri neredeyse imkansız hale getirir.
Tedavi son derece zordur ancak bazı bireyler, özellikle yaşlandıkça, davranışlarında azalma gösterebilir. Erken müdahale, genç bireylerde daha etkilidir. ASPD'li biriyle ilişkideyseniz, kendi güvenliğiniz ve ruh sağlığınız önceliğiniz olmalıdır.
Antisosyal kişilik bozukluğu veya ASPD'li biriyle ilişki konusunda destek almak için online terapi ile uzman psikologlarımızdan yardım alın.